“Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.” der gencecik bir adam. Vatan sevgisi işte böylesine yer etmiştir Deniz’lerde.

1972’nin 6 Mayıs’ında, emperyalizme karşı savunulan bağımsızlık hareketinin temelinde halk vardır, halkın sesini dinleyen gencecik yiğitlerimiz ve onlardaki uçsuz bucaksız vatan aşkı vardır.

Sevgili Hemşerilerim, işte bugün, bağımsızlığın ve barışın sembolü gencecik üç değerli fidanımızı kaybettiğimiz gündür. Düşünmenin ve devrime olan inancın akıl almazcasına katledildiği gündür. Demokratik bir Türkiye için uğraş veren düşünce ve insanın insanı sömürmediği bir dünya fikri yok edilmeye çalışılmıştır 6 Mayısta.

Cesur yiğitlerimiz eşitlik, adalet, özgürlük ve barış yolunda verdikleri onurlu mücadele dolayısıyla hiç unutulmayacaklardır. İdam kararını verenler ise unutulup gitmişlerdir.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadelelerinin ne denli anlamlı ve değerli olduğunu çok daha iyi anladığımız zamanlar yaşadık. İşte bugünler, baskıların ve sömürülerin karşısında mücadele etmemiz gereken günlerdir.

Deniz GEZMİŞ, Hüseyin İNAN ve Yusuf ASLAN’ı ölümlerinin 45. Yılında sevgi, saygı ve rahmetle bir kez daha anıyorum.

Ülgür GÖKHAN

Çanakkale Belediye Başkanı