“Kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir, ben ayrılıkların. Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını, ben hasretlerin.” diyerek özetler hayatını Nazım Hikmet RAN. Hasretle, gurbetle, vatan sevgisiyle ve mücadeleyle parmaklıkların arkasında geçer koca bir yaşam. Aşklarını bile tutsak yaşamıştır. Çok sevdiği vatan toprağına dokunamaz, yasaktır. Çok işkence görmüştür, çok acı çekmiştir. Yine de masmavi gökyüzüne hasret kalemine sarılmıştır büyük usta.

Bugün düşünce tutsaklığına karşı verdiğimiz mücadelenin en güzel örneğidir Nazım Hikmet. Biz ise, daha özgür, sansürsüz, engelsiz bir Türkiye için gayret etmeye devam edecek, aydınlarımızın hapislerde gökyüzüne hasret kalmadıkları bir Türkiye için mücadele vereceğiz.

Büyük şairimiz Nazım Hikmet RAN’ı ölümünün 54. yıldönümünde özlem ve hasretle anıyorum. Onun kalemiyle sesleniyorum tüm yurttaşlara;

“Bir gün çok bunalırsan denizin dibinde

Yosunlara takılmış gibi soluksuz

Sakın unutma gökyüzüne bakmayı

Gökyüzü senindir,

Gökyüzü herkesindir.”