Hak ve emek mücadelesi insanlık tarihi kadar eski bir mücadeledir. Bu anlamda emek uzun yıllar boyunca köklü anlamsal tartışmaların öznesi olmuş, sosyal hayatın içinden seçilebilecek pek çok örnekle anlam sınırlarını kısa süre içerisinde genişletmiştir.  Emek, en genel tanımında bir işin yapılması için harcanan bedensel ve zihinsel güç olarak ele alınmış fakat kavramın detaylarına indikçe dudaklardan milyonlarca insanın gözyaşının, acısının, onurunun ve bin bir emek alın terinin hikâyeleri dökülmüştür.

İşçi sınıfının hareketi kapitalizme karşı verilen büyük mücadelenin en önemli sembolü olmuş fakat yoksulluğa, işsizliğe, anti-demokratik uygulamalara başkaldıran haykırışların günü 1 Mayıs çoğu zaman kan, acı ve gözyaşlarıyla dolmuştur.

Hemşerilerim, yoksulları ve ezilenleri acımasızca baskı altına almak, saygıdeğer emekçilerimizin siyasal ve sendikal haklarından yararlanmalarının önünde engeller oluşturmak günümüzde yapılan en büyük insan hakları ihlallerinden birisidir.

Bu anlamda üzücüdür ki ülkemizde çok ciddi boyutlara ulaşan iş kazası rakamları, hayallerinden kopartılan ve acımasızca çalıştırılan çocuk işçiler gibi gerçeklerle baş başayız. Afşin’de, Ermenek’te, Soma’da, Zonguldak’ta ve daha nice yerlerde kömür olan yüreklerimizin acısı ilk günkü kadar tazedir. Bu ülkede bir an önce işçinin, emeğin ve hakkın mücadelesinin güçlenmesi ve bu alanda yeni bir sayfa açılması gerekmektedir.

Eşit haklara sahip yurttaşlarla dolu, özgür ve barış dolu bir dünya için demokratik bir sistemi, adalet ve hukukun üstünlüğünü ilke edinerek bu mücadelenin içinde bulunmak insani ve vicdani bir görevdir.

Her 1 Mayıs’ta olduğu gibi bu sene de nice emek mücadelesinde yitirdiğimiz tüm barışçı ve özgürlükçü yurttaşlarımızı rahmetle anarken, emeğe ve insan haklarına saygılı bir gelecek umuduyla tüm işçi ve emekçilerin haklı mücadelesini selamlarım.

Saygılarımla

Ülgür GÖKHAN

Belediye Başkanı