“İnsan,

Denizin olmadığı yerde,

Umut adına,

Martı olmalı.”

Nazım Hikmet RAN

Bir toplumun demokrasi ve özgürlük karnesi; yazarlarının, çizerlerinin, gazetecilerinin, şairlerinin hapiste olup olmadığı ile de ölçülür. Parmaklıklar ardına atılan bir düşünce toplumda yaşayan herkesi en az içeride olan kadar ilgilendirir, çünkü bir düşüncenin hapsedilmesi diğer bütün insanların benzer gerekçelerle parmaklılar ardına gönderilebileceğinin en temel kanıtıdır.

Dert etmek, düşünmek, düşüncelerini kaleme, kâğıda sarılıp ifade edebilmek zor iştir. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi, ülkemizde de düşüncelerinden ve kalemlerinden dolayı acı çekmiş, kötü günler görmüş, büyük bedeller ödemiş ve ödemekte olan nice insanlar vardır. Hâlbuki düşünce özgürdür. Bir toplumdaki insanların düşüncelerini özgürce dile getirebiliyor olması insani ve doğal bir haktır. Doğal olanın önüne geçmek mümkün müdür? Düşlerinde ve düşüncelerinde egenin mavisiyle, Anadolu’nun sarı sıcak toprağıyla, yaylaların bin bir yeşiliyle yaşayan bir zihni, kim ayırabilir parmaklıklarla vatan sevdasından?

Düşünceleriyle ve kalemiyle, 55 yıl sonra bile her an, her saniye sevdalarımıza tercüman olmaya devam eden Nazım Hikmet RAN’ın fikirleri, şiirleri, vatana özlemle geçen ömrü bugün de barışın ve özgürlüklerin savunuculuğunu yapıyor, her türlü haksızlığın önünde duruyor.

Yaşamı boyunca memleket sevgisini haykırırken hasretlerin bütün isimlerini ezberlemiş kıymetli şairimiz, vatan sevdalısı Nazım Hikmet RAN’ı vefatının 55. yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyorum.

Ülgür GÖKHAN

Belediye Başkanı