Kıymetli Hemşerilerim,

Yine depremden en çok konuşup, sonra yine deprem gerçeğine kulaklarımızı tıkadığımız bir gündeyiz. Bilim insanlarının, üzerinde yerleştiğimiz coğrafyadaki deprem gerçeğine ilişkin uyarılarına hak vermek, gereğini yerine getirmek için, yeniden büyük bir felaket yaşamamıza, yeniden canlarımızı yitirmemize gerek yok. Biz bu gerçekle, doğanın önünde insanın acizliğiyle, en son 19 yıl önce, çok acı bir şekilde yüzleştik. Acı kayıpların, geride kalanların alt üst olan yaşamlarının derin izleri, canlı bir fay hattı gibi hala dipdiri.

Ülkemizin büyük bir bölümü önemli fay hatları üzerinde konumlanmaktadır. Birçoğumuz bu bilgiyi daha ilkokul yıllarında edinmemize rağmen hala daha deprem anlamında acı ve ağır bedeller ödüyor olmamız çok üzücü ve düşündürücüdür. Önemli deprem hatları üzerindeki, gelişmiş ülkelerde deprem gerçeğine göre planlanmış şehirlerin, bu gerçeğe göre geliştirilmiş teknolojilerin ve eğitilmiş insanların, deprem söz konusu olduğunda en az kayıp ve zararla bu durumun üstesinden gelip, depremle yaşamaya uyarlanmış yaşam biçimlerini gıptayla görüyoruz.

Yakın tarihimizin en büyük depremlerinden 17 Ağustos Gölcük merkezli deprem bizlere çok ağır bir fatura ödetmiştir. Her türlü doğal afetin her an yaşanabileceği evrende tüm kayıplarımızın nedenlerinin kaderin ürünü olmadığını; ihmal ve sorumsuzlukların eseri olduğunu artık biliyoruz. Deprem öldürmüyor, tüm kalitesiz ve çürük yapılar, jeolojik etütleri yapılmadan imara açılan alanlar, bile bile fay hatları, dere yatakları üzerine yapılan yapılar öldürüyor.

Bu duygu ve düşüncelerle geride yalnızca kocaman bir yıkım ve acı bırakan 17 Ağustos 1999 depreminde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, geride kalanlara başsağlığı ve sabır diliyorum.

Saygılarımla

Ülgür GÖKHAN

Belediye Başkanı