Haberler

“Siyanürlü Altın İşletmesi Ve Termik Santrale Kesinlikle Karşıyız”

Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkan Adayı ve mevcut Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, İDA Dayanışma Derneği’ni ziyaret etti.
Gökhan, ziyarette yaptığı konuşmada; çevreci bakış açısının daim olduğu mesajını vererek şöyle konuştu:  “İDA Dayanışma Derneği ile temasımız ezelden beri devam ediyor. Aynı görüşe sahip ve aynı yolun yolcusuyuz. Çevre konusunda gerek Kaz Dağları gerek Atikhisar konusunda gerek denizler ve kıyılarımız konusunda, termik santral konusunda çevre ile ilgili ne varsa içindeyiz. Olmaya da devam edeceğiz. Belediye Başkanı olmasak da olsak da fark etmez. Bu mücadele bizim hayat mücadelemiz. Belediye Başkanı olarak da çok daha fazla sahip çıkak zorundayız. Yeni dönemde de bu şekilde irademizi ortaya koyduk. Atikhisar su kaynağı ile ilgili büyük mücadele verdik. Kısmen başarılı olduk. İptal ettirdik. Çed raporunun danıştay tarafından iptal edilmesine rağmen bir müddet daha ağaç kesimi devam etti. Biraz durdular ama bu seçim öncesi bir duraksama mıdır? Ayhan Bey ile konuşurken ‘Ben durdurdum’ dedi. Böyle bir şey yok. Ruhsatları iptal edilmedi. Şahinli devam ediyor. Sadece Kirazlı ve Balaban değil. Tüm siyanürle altın işleme konusu ve termiklerin konusu. Biz bunun için açık ve net olarak; siyanürlü altın işletmesi ve termik santrale kesinlikle karşıyız. Bu bölge altından değerli bir yapıya sahip. Dolayısıyla bu konuda birlikte hareketimiz olmuştur. Seçimlerden sonra daha da görünür kılmamız lazım. Biraz daha eylemlerimizi arttırmamız lazım. Her zaman gündemde tutup Türkiye ve dünya gündemine yaymamız gerekiyor.” İfadelerine yer verdi.

“Halk Bakkal Sembolik Bir İsim Orada Diş Macunu Satmayacağız”

Ayrıca Ülgür Gökhan, İDA Dayanışma Derneği’nde yaptığı konuşmada projeleri arasında ilk sıralara yerleşen kooperatifleşmeyi anlattı. Gökhan, üretimin önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Tarım ve orman alanlarımız çok önemli. Bu dönem yine tarım noktasında kooperatifleşme sürecimiz var. Üretim kooperatifi, hayvancılık, kırsal kadın üretimi, eğitim kooperatifi, ortaklaşma, işbirliği konusunda çabamız için olacak. Halk Bakkal diye tabir ettiğimiz bir satış kooperatifimiz olacak. Bu tartışılıyor ama sembolik bir isim. Orada biz diş macunu satmayacağız. Orada kooperatiflerin ürettiği ürünler halka ulaşacak. Dolayısıyla o tanzim satış değil. Üreticinin ürettiğini sunması. Kooperatifler yürümüyor böyle bir anlayış var. Bizce bu konu çok önemli. Tarımın iyi bir yere gelmesi için kooperatif önemli. Kooperatifçilik deyince farklı siyasi şeyler akıllara geliyor tam tersine teşvik edeceğiz. Bir ülkede kalkınma olabilmesi için üretim şart. Kamu kaynaklarını doğru yerinde ve israf etmeden kulanıldığı sürece bu kaynaklar yetebilir. Hızlı gidemeyiz ama geriye düşmeden yetebilir.” dedi.