Ülgür GÖKHAN Çanakkale Belediye Başkanı

 

 

VI. ULUSLARARASI SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI KONGRESİ BAŞLADI

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen ve Çanakkale Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleşen VI. Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kongresi başladı.

23-25 Ekim 2009 tarihleri arasında 3 gün sürecek olan kongreye, Çanakkale Valisi Abdülkadir Atalık, Yüksek Öğretim Kurumları Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çomü Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir, Konuk Üniversitelerden gelen Rektörler, Akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri katıldı.

Kongrede açılış konuşması yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin ciddi emekleriyle, başarılı bir geçmişle bu yıl 6.sı düzenlenen, belediyemizin de katkı sunduğu Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Kongresi için kentimize gelen tüm konuklara ve katılımcılara hoş geldiniz diyerek sözlerime başlamak istiyorum.

1990’lı yıllardan başlayarak ülkemizde yaşanan ekonomik ve sosyal gelişmelerle; sorularına yanıt, sorunlarına çözüm arayan kişi ve grupların, çözüm üretmek üzere bir araya gelmeleriyle oluşan sivil toplum kuruluşları, seçtikleri alanlarda aktif olarak çalışarak, bu alanlarda yaşanan toplumsal sorunların çözüm sürecine olumlu etkiler yapmış ve karar süreçlerinde önemli bir role sahip olmuşlardır. Bu sürecin başarıyla gerçekleşmesinin en önemli nedeni sivil toplum kuruluşlarının örgütlü olmasıdır.

 

Sivil Toplum Kuruluşları devlet-yerel yönetim ve özel sektörden sonra dördüncü bir toplumsal aktör türü, bir güç olarak ortaya çıkmış, aynı zamanda temsili demokrasiden katılımcı demokrasi anlayışına geçiş ve bu anlayışın yerleşmesinde çok önemli bir rol oynamıştır.

 

Temsili demokrasinin artık miladını doldurup, sürekli değişen ve gelişen taleplere yanıt vermekte yetersiz kalması ile, bir arada yaşayan farklı görüş ve eğilimlerin karar alma sürecine eklenmesi olan “yönetişim” kavramı doğmuş ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de tercih edilen model olmuştur. Ve yönetişim anlayışı beraberinde; saydamlığı, hesap verilebilirliği, katılımcılığı, yerinden yönetim anlayışını getirmiştir. Tüm bunlar örgütlü bir toplumun demokrasiye olan katkılarıdır.

 

Çanakkale dendiğinde bu örgütlü yapılanmanın, sivil toplum kuruluşları etrafında toplanmanın iyi örneklerini görürüz. Bu kentin hemen akla geliveren denizi, rüzgarı gibi doğal güzellikleri, savaşlara sahne olmuş boğazı, kaleleri ile tarihi öneminin yanında, tüm bu değerlere değer katan, kültürünü koruyan, geliştiren, yaşatan aktif yurttaş duyarlılığı en öne çıkan özelliklerindendir.

 

Romanı, kürdü, Yahudisi, lazı, çerkeziyle bir mozaik değil eşsiz bir kültürel alaşımla özgürlüklerin alabildiğince yaşandığı barışın kentinde, farklılıklarını kaygı ile değil keyifle yaşayan, dolayısıyla sosyal statü, yaş, kültür, cinsiyet ve engelli olmaya dayalı ayrımcılığı tanımayan, farklılıkları zenginlik olarak değerlendiren ve bunu yaşam biçimi olarak benimseyen insanlardır Çanakkaleliler..

 

Yaşadığı ortama duyarlı olan, bu ortamı daha yaşanabilir kılmak için elini taşın altına koyan, risk alan hem yaptıkları hem de düşünceleri, değerleri ve bunların cisimleştiği somut önermeleri ile mevcut demokrasiyi katılımcı hale getirme çabası içinde olan yurttaş tipidir, kentimizde mevcut olan.

 

Böyle bir yurttaş tipi, öncelikle kentin kültürel – entelektüel olanaklarından kapasitesini geliştirmek için yararlanıp, bu kapasiteyi yerelde yeni bir kamusal alanın inşası için kullanarak gelişebilir. Zira bu anlayış ve niteliklere sahip kişiler konusunda kentimiz oldukça şanslıdır.

 

Kentimizde elini taşın altına koyan, çözümün bir parçası olma adına gönüllü olan sivil aktörlerin başardığı çok ciddi çalışmalar mevcuttur. Onlar, kentin Koruma İmar Planı’nın hazırlanmasına öncülük etmekle kalmadılar, kentte tarihi dokunun korunması anlayışını geliştirip, kent politikalarının ayrılmaz bir parçası haline gelmesine de ciddi katkılar sundular. Bugün bizi ülkemizde koruma adına çok önemli işlere imza atan Tarihi Kentler Birliği’nin kurucu üyeliğine götüren süreç, bu sosyal girişimin bir uzantısıdır.

Kentte mevcut sosyal girişim damarını besleyen, sürekli diri tutan bu anlayış sahipleri, beraberinde katılımcılık anlayışını geliştirip, yaygınlaştırmakla kalmadılar, katılımcılığın süreklileşmesi ve kurumsallaşması için Çanakkale Kent Konseyi’nin kurulmasına da en çok emek ve zaman verenlerden oldular.

Bu süreçte ortaya çıkan değer İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Kent Konseyleri Yönetmeliğine de yansıdı. 2006 yılında çıkan Yönetmelik ile bunun 2009 yılında değiştirilen hükümlerinin, 2002 -2004 yılları arasında hazırlanan Çanakkale Kent Konseyi Tüzüğü ile benzerlikleri oldukça fazladır. Bu benzerlik kendiliğinden olmadı, Çanakkale deneyimi ve birikiminin ulusala taşınması ile oldu.

Kent Eylem Planı Çanakkale’deki sosyal girişimciliğin zirvelerinden birisidir. Çanakkale’de yaşayan her 70 kişiden birisi, farklı nitelik ve nicelikte olmak üzere kentin gelişmesi ile ilgili katkı yaptı. Bu katkıların maksimuma ulaştığı nokta Kent Eylem Planı koordinasyonunu yapan ve sekretaryasını yürüten Çanakkale Yerel Gündem 21 ile Kent Eylem Planı sürecindeki katkıları ete kemiğe büründüren Eşgüdüm Komitesidir.

Burada geçmiş çalışmalarından birkaç örnek verdiğim sosyal girişimcilik adına gönüllü olan tüm hemşerilerime Çanakkale kenti adına teşekkür eder, geçmiş çalışmalarını gölgede bırakacak yeni çalışmaları beklediğimizi bilmelerini isterim.

Günümüzde hedeflerini gittikçe büyüten, daha geniş kitlelere yayılan Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi- Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesince düzenlenen kongrenin ülkemize kentimize ve evrensel değerlere katkı sağlamasını diliyorum. Başta Rektörümüz Sayın Profesör Doktor Ali Akdemir olmak üzere, Biga İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Sayın Profesör Doktor Kazım Kirtiş, kongre oturumları başkanları,konuşmacıları ve emeği geçen herkese, siz değerli katılımcılara teşekkür eder saygılarımı sunarım” dedi.

Daha sonra Belediye Başkanı Ülgür Gökhan Çanakkale Belediyesi’nin ve bölgesel yöre ürünlerinin tanıtımının yapıldığı stantları dolaşarak bilgiler aldı.

 

 

 

23.10.2009